Randevu: 0535 359 19 03
Muayenehane: 0224 245 58 55

Anne olmak için hazırlık gerekir mi?

Anne olmak için hazırlık gerekir mi?

Günümüzde iletişim araçlarının devreye girmesiyle bilgiye ulaşılabilirlik arttı. İnsanlar, bu kanallar aracılığı ile gebelikten başlayarak çocuklarının fiziksel ve psikolojik gelişimlerinde neye dikkat edeceklerini, iyi anne ve baba olmanın yollarını öğrenmeye çalışıyorlar. Ebeveynler çocuklarına modern dünyanın idealize ettiği şartları sağlamaya çalışırken, bir yandan da bu yaşam biçimine uygun çocuklar büyütmeye çalışıyorlar, annelik ve babalık zor bir sınav, çocuk sahibi olmak yorucu bir proje halini alıyor. Kadınlar ve erkekler çocuk sahibi olmaya dair daha fazla kaygı duyuyorlar.

Kadınların gebelikte ve sonrasında öncelikli kaygıları ise, çocuklara uygun bakımı verip veremeyeceklerine dair oluyor. Özellikle kişinin mükemmelliyetçi, kendine hata yapma hakkı tanımayan bir yapısı varsa, tüm sorumluluğunu üzerinde hissettiği bir canlının bakımı söz konusu olduğunda, yapacağı bir hatanın çocuğuna zarar verme ihtimali yoğun bir kaygı uyandırabiliyor. Bu kaygı bireysel ve aile sistemi farklılıklarına bağlı olarak değişen şiddette yaşanabilir.

Kadınların anne olmakla ilgili kaygılarından bir diğeri de, anne olmakla kişisel ihtiyaçlarını gidermek arasındaki dengeyi sağlamak konusunda. Özellikle henüz anne olmamış, bireyselleşmiş, kendine ait bir alanı, mesleği ve sosyal yaşamıyla belli bir bağımsızlığı olan kadınlar, uzunca bir süre karşılıklı olarak yoğun fiziksel ve ruhsal bağlılık yaşayacakları bebeklerinin varlığında, kişisel ihtiyaçlarını gözardı etmeleri gerekeceği inancına sahip olabiliyor. Engellenmişlik hissi bir tarafta, diğer yanda da anne olmanın dayanılmaz hafifliği arasında sıkışabiliyorlar. Doğum sonrasında da kendilerine zaman ayırmak konusunda zorluk çekiyor, tüm yaşamlarını çocuk odaklı planlıyor ve planlanmış olanın dışına çıkmak konusunda zorluk yaşıyor, bu planın dışına çıkarlarsa da suçluluk hissediyorlar. Bu döngü içinde, yalnızca anne olarak işlev görmeye başlayan kadınların psikiyatrik bozukluklara yatkınlıkları artıyor, eş ve geniş aile ilişkileri zora girebiliyor.

Maddi zorluklar, çocuk sahibi olmak konusunda kişileri düşündüren durumlardan biri.

Yaşam şartları, beklentiler, bireysel farklılıklar, sosyokültürel özellikler ne olursa olsun, gerçek olan, tüm kadınların çocuk sahibi olmaya dair doğalarından gelen bir eğilimleri olduğudur. Anneliği öğrenmek için özel bir hazırlık gerekmez.Dolayısıyla ister kişisel, ister çevresel olsun, kadınların anne olmaya dair kaygılarının ele alınması, bu süreci doğasına uygun bir biçimde yaşamasına yardımcı olunmalıdır.

Dr. Bahar Gürsoy Karesioğlu