Randevu: 0535 359 19 03
Muayenehane: 0224 245 58 55

Aile Terapisi  ile ilgili sık sorulan sorular?

Aile Terapisi ile ilgili sık sorulan sorular?

1. Aile terapisi nedir?

Aile terapisi 1940'lı yıllarda Ludwig Van Bertalanffy tarafından ortaya atılan Genel Sistem Teorisi üzerine kavramsallaştırılmıştır. Genel sistem teorisine göre bir canlıyı belli bir mekanda bileşenlerinin organizasyonu ve fonksiyonları ile anlamak mümkündür. Ailenin de insan canlılarından oluşan bir sistem olduğu bilgisinden yola çıktığımızda aile terapisi uygulamalarında çalışma kişinin aile üyeleriyle ilişkisi ve o aile içindeki fonksiyonlarına odaklanır.

2. Ülkemizde aile terapisinin yeri nedir? Kimler aile terapisi yapabilir?

Ruh sağlığı alanında hizmet veren psikiyatristler, psikologlar, psikolojik danışmanlar, çocuk gelişimi uzmanları, sosyal hizmet uzmanları bu alanda uluslararası geçerliliği olan eğitimlerden birini tamamladıkları takdirde aile terapisti ünvanı alabilirler.

Psikoterapi uygulamaları ve eğitimleri ülkemizde yapılanma sürecinde olup, aile terapileri alanında da eğitimin standardizasyonuna ve sertifikalandırılmasına yönelik çalışmalar hem ülkemizde mevcut aile terapisi eğitimi veren kurum ve kuruluşların gayretleri, hem de Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığının düzenlemeleriyle sürmektedir.

Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı tarafından 4 Eylül 2012 'de Resmi Gazetede yayınlanan aile danışmanlığı merkezlerine ait yeni yönetmelikte, aile danışmanlığı eğitim süresi ve süreç özellikleri ve eğiticilerde aranan özellikler yeniden düzenlenmiştir.

Bu yönetmeliğe göre aile danışmanlığı yapacak kişilerin yukarıda belirtilen alanlardan alacağı lisans eğitimi yanında, 300 saat teorik ve en az 30 saati süpervizyon eşliğinde 150 saat uygulamalı toplam 450 saatlik eğitimi tamamlayarak sertifika almaları gerekmektedir. Aile danışmanlığı eğitimleri, Yükseköğretim Kurulu, Milli Eğitim Bakanlığı veya üniversitelerden uygun görülen bir eğitim programı olmalıdır .

Yüksek öğretim kurumları dışında aile danışmanlığı eğitimi verecek özel kurumlar da mevcut olup, bu kurumlarda eğitici olanların da ulusal ve uluslararası standartta sertifikaya sahip ve aile danışmanlığı konusunda en az beş yıl çalışmış olmaları şartı aranmaktadır.

3.Aile veya çift terapisi hangi durumlarda uygulanır?

Kişiler bir durumu aile, evlilik yada ilişki problemi olarak tanımladıklarında başvururlar. İletişim sorunları, ilişki ve evlilikten beklentilerinin karşılanmayışının getirdiği hayal kırıklıkları, evlilikte eş rollerinin oturmayışı, birbirlerinden beklentilerinin belirsiz oluşu, cinsel sorunlar, köken ailelerle kurulan ilişkilerin düzenlenememesi, geniş aile olarak yaşamanın getirdiği zorluklar, stres ve duygusal karışıklığın yaşandığı evlilik, doğum, çocukların evden ayrılması gibi süreçlerde yaşanan sorunlar, iş kaybı, ağır hastalık veya ölüm, boşanma gibi durumlarda yaşanan güçlükler aile ve çift terapisi gerektiren durumlardır.

4. Aile terapisine tüm aile bireylerinin katılması şart mıdır?

Mümkün ancak şart değil. Probleme göre terapi aileden bireye, bireyden aileye, aileden çifte yönelebilir. Bir sorunu aile, ilişki, iletişim veya evlilik sorunu olarak tanımlayan kişi ister aile bireyleriyle, ister partneriyle, isterse yalnız başvurabilir. İlk seanstan sonra diğer görüşmelerin aile bireylerinden kiminle yapılacağı, ne sıklıkta yapılacağı, problemin çözüm yoluna bağlı olarak terapist tarafından belirlenir.

5. Eşlerden biri veya aile bireylerinden biri katılmak istemediğinde ne yapmak gerekir?

Eşlerin veya ailenin birlikte katılımını engelleyen sık karşılaştığımız durumlardan biri, ortaya çıkan sorundan dolayı kişilerin karşılıklı olarak birbirlerini suçlamaları ve kendi haklı veya masum oluşlarını kanıtlama çabasına girmeleridir. Bir diğer neden kişilerin sorunları ele alma ve çözme yöntemlerindeki farklılık olabilir. Üçüncü bir kişinin yardımının mümkün olmadığı ve sorunlarını kendi aralarında halledebilecekleri düşüncesi oldukça yaygındır. Veya taraflardan biri bir durumu problem olarak tanımlarken diğerinin sorunu farketmemesi ve bu konuda önceliğinin olmayışı beraber yardım almayı zorlaştırabilir. Böyle durumlarda zorlayıcı davranmak uygun değildir. Yardıma ihtiyaç duyan kişi tek başına başvurabilir. Konu aile ve ilişkiyi ilgilendirse de, çözümün tek kişi üzerinden sağlanabildiği durumlar olduğu gibi eşler daha sonra katılmaya istekli de davranabilmektedirler. Terapi sürecine dahil olmak istemeyen kişiye de saygı göstermek durumundayız.

6. Boşanmak isteyenlerin aile terapisi almalarının bir anlamı var mıdır?

Boşanma kararı bazen tarafların kendi çözüm çabalarının işe yaramadığını gördükleri bir noktada başka bir yol olmadığını düşünerek vardıkları bir sonuç olabiliyor. Oysa eşlerin birlikte iyileştiremedikleri, çözmeye çalıştıkça problemin büyüdüğü durumlarda çiftin bir aile terapistiyle görüşmesi ilişki, evlilik ve mevcut şartların değerlendirilmesine fırsat sunar. Böyle bir noktada aile terapistinin görevi ilişkiyi değerlendirmek, çiftin uygun iletişim becerisi geliştirmelerini sağlamak, kişilerin ve ailelerin kaynaklarını, varsa çocukların durumunu gözden geçirmek ve iyileştirilebilir durumları ve çözümlenebilir problemleri tespit ve müdahale etmektir. Bir anlamda, çözümsüzlüğün getirdiği boşanma kararı, durumun değerlendirilmesine ve bazen de durumun iyileşip değişmesine vesile olur.

Bazı durumlarda ayrılma ve boşanma kaçınılmazdır. Tarafların ayrılmaya kararlı olduğu durumlarda da aile terapisi almaları ayrılma/boşanma durumuyla başa çıkmalarına yardımcı olur. Boşanma yasal, ayrılma psikolojik bir süreçtir. Aile terapisti bu psikolojik sürece eşlik eder. Kişilerin ayrılma boşanmayı mümkün olan en az hasarla gerçekleştirmelerine ve sonrasında yeniden kalkınmalarına yardımcı olur. Bu süreçte terapist kişileri ayrılık sürecine hazırlamak, ayrılığın getirdiği zorlayıcı duygularla başa çıkmalarına yardımcı olmak, varsa çocukların bu yeni duruma verebileceği tepkiler ve ayrılık sonrası yaşanabilecek olası durumlar konusunda bilgilendirmek, çocukların ayrılığa uyum sağlamalarına yardımcı olmak ve kişilerin hayatlarını yeniden düzene sokmaları için sahip oldukları kaynakları harekete geçirmek için çalışır.

Beraber ya da ayrılmış olsun, ebeveynlerin çocuklar için işbirliği yapabilir olmaları, çocukların sağlıklı gelişimleri için çok önemlidir. Ayrılmış da olsalar, anne ve babanın iyi hissedişleri, aile, sosyal ve mesleki işlevlerini yerine getirebilmeleri, çocukların en temel ihtiyaçlarından biridir. Bu nedenle boşanmanın adabına uygun gerçekleşmesi, kişilerin yeniden yaşamlarını düzene sokmaları ve böylece bu psikolojik sürecin tamamlanması aile terapisinin en önemli çalışma alanlarından biridir.

 Dr.Bahar Gürsoy Karesioğlu