Randevu: 0535 359 19 03
Muayenehane: 0224 245 58 55

Okul Fobisi

Okul Fobisi

  OKUL FOBİSİ

 

 Çocuğuz okula yeni başlamasına rağmen inatla okula gitmek istemiyor mu? Okula gideceği zaman karın ağrısı, mide bulantısı, baş dönmesi yaşıyor ve sürekli ağlıyor mu? O zaman çocuğunuz, okula uyum sağlamakta zorluk çekiyor olabilir.

Aslında bu durum sadece okulla ilgili bir durum değil. Sevdiği kişilerden ve güvenli ortamı yani biricik evinden ayrılmaktan çok korkmasıyla da ilgili. Gelin bu konuyu biraz  inceleyelim:

 

Okul Fobisi en çok okulların açıldığı Eylül-Ekim aylarında ve 6-8 yaş gibi ilkokula başlangıç döneminde görülür. Genelde bu dönemlerde olmakla birlikte, değişen yaşlarda da görülebiliyor. Çocuklara neden okula gitmek istemediği sorulduğunda arkadaşlarının onunla oynamadığını, öğretmeninden korktuğunu, yazılılardan korktuğunu ifade ediyorlar.

 

 

 

Çalışmalar bu çocukların ailelerinin aşırı koruyucu-kollayıcı olduğunu ve ebeveynlerinin kaygılı ve depresif yapıda olduklarını gösteriyor. Ayrıca çocuklarının her istediğini yapan, net tavırlar sergileyemeyen, çocukların bireyselleşmesine izin vermeyen, özgüven sağlamasına izin verebilecek ortamlar yaratmayan ailelere sahip olduğunu gösteriyor. Kendisinden küçük bir kardeşi varsa  bu dönemde onu daha çok kıskanabilir ve  okula gitme konusunda isteksizliği artabilir.

 

 

 

Çocukta mide bulantısı, karın veya baş ağrısı, baş dönmesi  şeklindeki şikayetler genellikle sabahları uyanır uyanmaz başlar. İştahsızlık, uykuda huzursuzluk, sık sık hasta olmadığı halde hastaymış gibi davranmak, alınganlık ve sinirlilik, enerji kaybı, okul etkinliklerine karşı ilgisizlik, utangaçlık ve içekapanıklık gibi belirtiler görülebilir. Çocuklardaki bu belirtiler, okula gitmemelerine karar verilir verilmez de kaybolur.

 

İlerleyen ve tedavi edilmeyen okul fobisi durumları bazı çocuklarda altını ıslatma, tik bozukluğu ve uyku sorunları gibi birçok sorunu da  ortaya çıkabilmektedir.

 

 

Neler yapılabilir:

  • Aileler çocuğun okula gitmesi için çocukla rica edici  bir şekilde konuşmamalıdır.  Aşırı otoriter tutumlar ise hem güven ilişkisini zedeleyeceği hem de inatlaşmayı arttıracağı için uzak durulması gereken bir diğer tutumdur.   Yapılacak en iyi şey sabahları yaşanan sıkıntıları görmezden gelerek, ağlasa bile bir iki cümleyi geçmeyecek bir şekilde okula gitmesi gerektiğini söylemek ve bu davranış şeklinden taviz vermemektir.
  • Çocuklar okula gitmek istemedikleri için cezalandırılmamalı, suçlanmamalı, okula gitmesinin gerekliliği konusunda tüm aile bireyleri tarafından net bir tavır sergilenmelidir.
  • Uzun vedalaşmalar çocuğun ayrılık kaygısını tetikleyeceğinden ve arttırcağından kısa bir veda yeterlidir.
  • Çocuğunu okulda bekleyen anne-babalar sınıflara girmek için ısrar etmemelilerdir. Sınıf kapısı bir sınır olarak kabul edilmelidir. Sınıfa bir  kez girildiğinde sınır geçilmiş olur ve çocuğunuz yine girebileceğinizi bilir; ayrıca sürekli yanına girmenizi isteyebilir.  Bu durum da öğretmenin ders anlatmasını ve sınıfın düzenini kurmasını engeller.
  • Çocuğunu okula götüren ve okulda bekleyen anne-babalar asla gizlice kaçmamalıdır. Bu durum çocuğunuzun güvensizlik yaşamasına neden olabilir. Çocuğunuzu alacağınızı söylediğiniz zaman ve yerde mutlaka onu bekliyor olun. Böylece çocuk okulda terk edilmeyeceğini anlar. Güven duyar.
  • Unutulmamalıdır ki çocuklar duygu mıknatısı gibidirler. Anne-babaların hislerini olduğu gibi çekerler. Bu nedenle sizin öğretmenlere ve okula olan güveniniz çocukların da güvenmesini sağlayacaktır.
  • Çocuğun sınıfa katılımı aşamalı olarak gerçekleştirilebilir, ancak çocuk mutlaka okula gelmelidir.
  • Bir hata yaptıklarında çocuklar asla okul veya öğretmenle korkutulmamalıdır. Okul, ceza verilen bir yer olarak gösterilmemelidir.

 

Okul fobisi yaşayan  çocukların ele alınmasında anne-baba ve öğretmenin işbirliği çok önemlidir. Okul fobisi kendini gösterdiğinde ve ailenin çabaları sonuçsuz kaldığında, çocuk okula gitmeyi ciddi biçimde reddediyorsa sürecin uzamaması ve başka psikiyatrik sorunların oluşumunu engellemek için mutlaka PSİKOTERAPİ desteği düşünülmelidir.