Randevu: 0535 359 19 03
Muayenehane: 0224 245 58 55

 Çocuklarda Obsesif Kompulsif Bozukluk

Çocuklarda Obsesif Kompulsif Bozukluk

OBSESİF KOMPULSİF BOZUKLUK

Çocuklarda tekrarlayan davranışlar çoğunlukla olağandır; çizgilere basmadan yürümek, yolun hep alıştığı yerinden gitmek, apartman katlarını saymak gibi..Özellikle güvensiz çocuklarda  endişeli oldukları zaman daha çok artabilen bu tür davranışlar, çocuğun kendine güveni geliştiği, korku ve endişeleri gerilediği takdirde genellikle pek iz bırakmadan geçer.

   Bazı durumlarda ise Obsesif Kompulsif Bozukluk (OKB) denilen ruhsal bozukluk gelişebilir.

Obsesyon; İnsanın zihnine zorla giren, kendine rahatsızlık verdiği halde bilinçli çaba ile bundan kurtulamadığı tekrarlayıcı ve zorlayıcı düşünce, duygu, fikir veya duygudur. Saplantı anlamında kullanılmaktadır.

 Kompülsiyon; böyle bir saplantıyı kovmak veya etkisizleştirmek için kişini kendini alıkoyamadığı ve iradesi dışında tekrarladığı hareketlerdir. Örneğin devamlı dokunma, kontrol etme, el yıkama, düzene sokma gibi davranışlar  ya da  dua etme, bazı sözleri zihninde tekrarlama gibi zihinsel eylemler dir.

  Obsesyonlar kişinin kaygısını arttırırken, kompülsiyonlar azaltıcı etkiye sahiptir. Kişi obsesyonlarının mantıksız olduğunu farkındadır.

Obsesif kompülsif bozukluk’ta tek başına obsesyon veya kompülsiyon veya her ikisi birlikte  bulunabilir.

Obsesyon yada kompülsiyonlar  süreklilik kazandığı, kişinin günlük işlerini bozduğu, normal işlevini devamlı aksattığı zaman OKB söz konusudur.

Oluş Nedenleri:

Genetik  Faktörler:

Yapılan çalışmalar OKB olan çocukların birinci derece akrabalarında OKB riskinin en az dört kat arttığına işaret etmektedir.

Görüntüleme çalışmalarında  özellikle  beyindeki bazal gangllionlarda, frontal lobda ve cingulumda değişimler olduğu saptanmıştır.

Seratonin ve dopamin içeren birçok nörotransmitter sistem tutulumunun OKB’nin ortaya çıkmasında katkıda bulunduğu ifade edilmektedir.

Psikodinamik etmenler:

Psikanalitik Kurama  göre obsesif kompülsif belirtiler  bilinç dışı bir çatışmadan kaynaklanmaktadır. Birbirine zıt dürtülerin baskısına karşı bir denetim sağlama çabasıdır. Ritüeller ise yasaklanmış duygular veya rahatsız edici yaşantıları engellemektedir.

Çevresel Etmenler:

Toplumsal etkenlerin rolü kesinlikle aydınlatılmamış olmakla birlikte titiz, aşırı kuralcı ve disiplinci eğitim veren mükemmeliyetçi ailelerde yetişen ve bu beklentilere boyun eğen çocukların bir kısmında OKB özelliklerinin oluştuğu saptanmıştır.

Klinik Özellikler:

Takıntılar çok farklı ve değişik biçimlerde kendini gösterebilir ve zamanla değişiklilere uğrayabilir. Çocuk ve ergende rastlanılan en yaygın obsesyonlar; mikrop bulaşma korkusu, kendine ve diğerlerine zarar vereceği korkusu ve dini takıntılardır. En yaygın kompülsiyonlar ise aşırı yıkanma, el yıkama tekrarlama, kontrol etme, dokunma, sayma ve düzenlemedir. Ayrıca ilkokul çağındaki çocuklarda en sık görülen kompülsiyon sayma ve simetridir.

 Çocuklar ve ergenler çoğu zaman bu takıntılardan utandıkları yada çevre tarafından çok eleştirildikleri için takıntılarını gizleme, söylememe yolunu seçebilirler. Ancak iyi bakan bir göz bu sıkıntılarını anlayabilir. Zaman içinde bu takıntılar depresyona, dikkat ve uyum problemine gidecek kadar çocukta rahatsızlığa neden olur.

Genelde zaman içerisinde obsesyon ve kompülsiyonların değiştiği görülmektedir.

Tedavi ve Seyir:

Uzun süreli tedavi ile iyileşmeler sağlanabilmektedir. Bireysel psikoterapi olarak psikanaliz veya davranışçı tedavi denenebilir. Farmakolojik tedavi olarak yeni nesil antidepresanlar kullanılması uygundur. Yanıt alınmayan vakalarda trisiklik antidepresanların kullanılması faydalı olabilir.  Çalışmalar tedavide bireysel psikoterapi ile birlikte ilaç tedavilerinin birlikte kullanılmasının çok daha olumlu sonuçlar vereceğini göstermiştir.