Randevu: 0535 359 19 03
Muayenehane: 0224 245 58 55

Ergenlik ve arkadaşlık

Ergenlik ve arkadaşlık

ERGEN VE ARKADAŞLIKLARI


    Akran kümesinin ya da arkadaşın önemini artırarak yavaş yavaş ebeveynlerin yerini alması ergenlik döneminin önlenemeyen özellikleri arasındadır. Ülkemizde bu durum ebeveynleri daha çok rahatsız etmektedir. Çocuklarının kendilerinden uzaklaşmaları, sürekli yaşıtlarının yakınında oluşları ebeveynleri huzursuz etmektedir. Çünkü akran arayışı ile aileden uzaklaşan ergenler ebeveynlerine yabancılaşmaya da başlarlar. Dahası, onlara olan eleştirilerinin şiddeti artar, ebeveynleri kaygılandıracak bazen de katlanılamayacak boyutlar kazanır.  Bu sorunlu evrede ebeveynlerin “oğlumuz / kızımız tümüyle değişti, onu tanımaz olduk” biçiminde yakınmaları güncelleşir ve çoğalır. Böyle konumlarda akran kümesinin, arkadaşın, gelişimi destekleyici, yeniden yapılanmayı kolaylaştırıcı işlevlerini, bu nedenle ergenin akran kümesine katılma, arkadaş edinme zorunluluğunu ebeveynlere bir kez daha anlatma çok yerinde bir tutumdur. 

     Ergenler, ebeveynlerinden ayrılma ve cinsel olgunlaşmalarının neden olduğu değişim süreçlerini yürütmek, yeni benlik yetileri ve değerleri geliştirmeleri için akran kümesine ihtiyaç duymaktadırlar. Akran kümeleri, gelişim sürecini kolaylaştıran, yaratıcılık, empati yeteneklerini bollaştıran bir alandır. Birdenbire alevlenen ama çabuk sönen sevdalar, hızlı gelişen ama bazen çabuk biten dostluklar, yaşanılan düş kırıklıkları ergenin kendi önemini, sınırını,  gücünü tanımasını ve işleyebilmesini kolaylaştırır.

     Bu görüntü ergene sorunlarını daha rahat işleyebileceği bu nedenle kurtarıcı sayılabilecek bir ortam, bir sığınak sağlar. Arkadaşlar birbirlerine “ayna işlevi” görürler. Ergenler arasında şiddetlenen duygu alışverişi, beğenilip beğenilmeme, aranılıp aranılmama, önemsenip önemsenmeme ergenin yeniden yapılanması, kendini gerçekçi bir şekilde tanıması için gereklidir.

   Öte yandan sorunların benzerliği kadar akran kümesinde ergenin kendisine benzemeyen, kendi ailesinde olanlardan daha farklı durumlarla karşılaşması ve yaşıtların bu sorunları nasıl işlediğini görmesi akran kümesinin deneyim ve görü artırıcı önemli bir özelliğidir.

  

Anlaşılamama duygusu ve yalnızlık :  

 

Bu dönemde anlaşılamama duygusu sık görülür. Birçok büyük bu evreyi düşündüğünde yalnızlık duygusunu anımsayabilir. Gerçektende ergen kendini çok yalnız hisseder, değişen kişiliğini ve aşamalar yapan tutumu açıklayabilecek belirli noktalar bulamaz. Kendi anlamayınca, anlaşılmadığına karar verir, kendini her şeyden uzak tutar ve gerçekten de anlaşılmak istemez. Bu  dönemin güvesizliği  bazen birden ortaya çıkan sıkılganlıkla tanımlanır. Kendine yabancı bir yüzü başkasına nasıl göstermeli, ne büyük ne de çocuk olunan bir dönemde bir düşünceyi nasıl anlatmalı ve mantığa pek uymayan iç kaynamaları nasıl yatıştırmalı?

   Bazı gençler gözlem altında olduklarını sezinleyince, onları daha da beceriksiz hale sokan sıkılganlıklarından sanki felce uğrarlar.  Ergenlik döneminin en büyük korkusu olduğu kadar, kimi zaman en büyük gereksinim duyulan şeyi de yalnızlıktır. Gençler kendilerini yalnız hissetmek için çeşitli gruplara girmek istiyorlarsa da, aslında çoğu zaman yaşadıklarını anlamak ve kendilerini dinlemek için yalnız kalma gereksinimleri duyarlar.